YARGI.org | Soru Cevap Uygulaması AÇILDI!

ÜYELİK ŞARTI YOK! İSİM VERME ZORUNLULUĞU YOK! ANONİM OLARAK SADECE BİR TIKLA SORUNUZU SORABİLİRSİNİZ.

Vatandaşların, alanında uzman veya konuyla ilgili tecrübesi bulunan kişilere hukuki sorunlarını iletmesi, çözüm araması, yargı çalışanlarının günlük karşılaştıkları mesleki sorunlar hakkında sorularına cevap araması, Bilirkişi, Sosyal Hizmet Uzmanı, Psikolog, Pedagog, Tercüman, Uzlaştırmacı vs. gibi yardımcı yargı çalışanlarının sorularını iletebilmeleri, avukatların ihtiyaç duydukları konularda meslektaşları ile bilgi alışverişi yapabilmesi için, www.YARGI.org/SOR uygulaması yayında!

Sadece BİR TIKLA sorunuzu sormak için: BURAYA TIKLAYABİLİRSİNİZ.

İhtiyati Tedbir-İhtiyati Haciz konulu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin Kararları

Bölge Adliye Mahkemesi'ne ilişkin karar ilişkin arama ve paylaşma bölümü.
Cevapla
Kullanıcı avatarı
Paşa
Yönetici
Yönetici
Mesajlar: 94
Kayıt: 19 Oca 2020, 20:46

İhtiyati Tedbir-İhtiyati Haciz konulu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin Kararları

Mesaj gönderen Paşa »

Davacının başvurusu ile, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin istinaf edilen İhtiyati Tedbir-İhtiyati Haciz konulu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin kararları aşağıdaki gibidir;

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2019/1680
KARAR NO : 2020/59
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/06/2019
NUMARASI : 2019/474 D. İş- 2019/510 Karar
TALEP : İhtiyati Tedbir-İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 20/01/2020
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemlerinin reddine yönelik olarak verilen kararın ihtiyati tedbir-haciz isteyen alacaklılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP: İhtiyati tedbir-ihtiyati haciz isteyen vekili, İstanbul Anadolu 3 Asiye Ticaret Mahkemesinin 01.03.2017 tarih, 2015/620 Esas, 2017/186 Karar sayılı kararı ile; "davalı ... yönünden davacıların talebinin kısmen kabulü ile .... San ve A.Ş deki %58,47 hisseye tekabül eden 9.355.200 hissede % 0,27875 hisse karşılığı 44.600 adet hissenin davacılara ait olduğunun tespiti ile bu hisselerin davacılara eşit olarak iadesine..” şeklinde hükmedildiğini, karşı tarafa ihtarname keşide edilerek taleplerin bildirildiğini, nama yazılı muvakat ilmühaberlerin davacılara teslim edildiğini, davacıların teslim belgelerini ihtirazi kayıt koyarak imzaladıklarını, ne var ki, 06.04.2005 tarihinden ihtarnamenin keşide edildiği tarihe kadar olan bedelsiz sermaye artırımlarından doğan hisselerin miktarının da hesaplanarak davacılar adına şirket pay defterine kayıt ve tescil edilmediğini, buna ilişkin ilmühaberlerin de keşidecilere teslim edilmediğini, davacılara kök paydan kaynaklanan yeni pay alma haklarının 25.07.1994 tarihinden itibaren kullandırılmadığını, davalı ... vekili tarafından davacıların hesabına ödeneceği bildirilen kar payı ödemelerinin ödenmediğini ileri sürerek verilecek ihtiyati tedbir kararından sonra sermaye arttırımından doğan bedelsiz hisseler ile davacılar adına kayıt, tescil ve teslimi ile kök paya bağlı rüçhan haklarının davacılara mahkeme eli ile kullandırılarak yeni pay alma haklarının tespiti ile davacılar adına kayıt, tescil ve teslimi davaları ikame edileceğinden ... (...) adına kayıtl ... San ve Tic A.Ş hisselerinin üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, ayrıca davalılardan ...'ın diğer davalı şirketten aldığı kar paylarına istinaden 2007 yılında 3.600.000- TL kar payı ödemesi aldığı, 2010 yılında ise 5.000.000-TL kar payı ödemesi aldığı belirgin olduğundan bahisle diğer yıllar hariç toplam 8.600.000,00 TL ...'a yapılan kar payı ödemesinin tamamının davacılara ödenmesi gerektiğinden ihtiyati haciz kararından sonra kar payı alacaklarının tespiti ve tahsili istemi ile belirsiz alacak davası ikame edileceğinden şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı ve eşit oranda olmak üzere toplam 8.600.000- TL nin ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Karşı taraf ... vekili, talepte bulunanların kök paydan kaynaklı yeni pay(rüçhan) alma haklarının bulunmadığı hususunun kesinleşmiş mahkeme kararında açıkça ortaya konulduğunu, ayrıca ancak devir sözleşmesinde açıklanan hisseler ile dava tarihi olan 06.04.2015 tarihine kadar bedelsiz sermaye artırımı sonucu elde edilebilecek hisselere tekabül eden 44.600 adet hisseyi müvekkilinden talep edebileceklerini, bu hisselerin de hazihazırda teslim edildiğini, kaldı ki iddia haklı olsa bile talep edilebilecek hisse miktarının oldukça cüzi olacağını, zira talebe konu dönemde sadece 2 kez bedelsiz sermaye artırımı yapıldığını, bu durumda da talep edilebilecek hisse senedi adedinin 234.150 adet olduğunu, ayrıca şirketin bir kısım hisselerinin satım sürecine bu 234.150 adet hissenin konu olmadığını, talepte bulunanlara 44.600 adet hisseye yönelik kar payı ödemelerinin yapıldığını, bu haliyle kar payı ödemesi yapılmadığı iddiasıyla ihtiyati haciz talep edilebilmesinin mümkün olmadığını, diğer yandan geçmişe dönük 5 yıllık kar payı alacağının talep edilebileceğinin, aşan tutarın zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, talep edilen tutarın son derece fahiş olduğunu savunarak taleplerin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/03/2017 tarih, 2015/620 esas ve 2017/186 karar sayılı ilamına konu edilmeyen 06/04/2015-20/05/2019 tarihleri arasında bedelsiz sermaye arttırımlarından doğan hisseler ile yine anılan Mahkeme kararına konu edilmeyen kök paya bağlı rüçhan haklarına isabet eden paylar yönünden daha önce İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/359 ve 2019/374 D.İş sayılı dosyalarında talebin reddine karar verildiği ve bu kararlara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin anılan kararlarından sonra değişen yeni bir durum da bulunmadığı, bunun yanı sıra aleyhine tedbir istenen ...(...)'in şirketteki hisselerinin hangi miktarda tedbir talep edene ait olacağı hususunda yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/03/2017 tarih, 2015/620 esas ve 2017/186 karar sayılı ilamı neticesinde, daha önce dağıtılmış kar paylarından ihtiyati haciz talep edenlere isabet edecek kar payı alacaklarına yönelik olarak, ... tarafından keşide edilen ihtarnamesinde "talepte bulunulması mümkün kar paylarının ticari faizi ile birlikte" muhataplara ödeneceğini beyan etmiş ise de, gerek ihtiyati haciz isteyenlerin gerekse ...'ın çektikleri ihtarnamelerde kar payı bedelinin belirtilmemiş olması karşısında kar payı alacağının miktarının taraflar arasında ihtilaflı olduğu, ... tarafından 19/06/2019 tarihinde de ihtiyati haciz isteyenlerin hesaplarına 6092,00 TL'nin ayrı ayrı yatırıldığının ... tarafından dosyaya sunulan dekontlardan anlaşıldığı, ihtiyati haciz isteyenlerin kar payı alacağının hesaplarına yatan 6092,00 TL'den fazla olduğuna ilişkin yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği, ayrıca her ne kadar talebe konu alacağın tespitinde ...'ın 2007 ve 2010 yıllarındaki gelir vergisi ödemelerine dayanılmış ise de gelir vergisine esas kazancın yalnızca ...'a ..... A.Ş. tarafından dağıtılan kar payından oluştuğunu ispata yarar dosyada delil bulunmadığı, tüm bunların yanı sıra üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilen 8.600.000,00 TL'nin ... yed'inde bulunup bulunmadığının belirsiz olması karşısında alacağın bulunduğu ve muaccel olduğuna ilişkin yaklaşık ispat unsurunun ve dolayısıyla ihtiyati hacze dair İ.İ.K. nun 257. Maddesindeki şartların gerçekleşmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir-ihtiyati haciz isteyen alacaklılar vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; 1-Usul hukukunda esas dava açılmadan önce yapılan ihtiyati tedbir başvurusunun yapılmasından sonra, tedbir talebinin reddine ilişkin karara karşı istinaf yoluna başvurulmadan yeniden tedbir istenmesini sınırlayan veya yasaklayan bir kanun hükmünün bulunmadığını, kaldı ki 2daha önce verilen red kararlarından sonra 20.05.2019 tarihli ihtarnamenin düzenlendiğini, dolayısıyla mahkemenin yeni bir gelişme olmadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu,2-06.04.2005 tarihinden 20.05.2019 tarihine kadar bedelsiz sermaye artırımlarından doğan hisselerin hesaplanıp müvekkilleri adına kayıt ve tescil edilmediğini, kök paya bağlı rüçhan haklarının kullandırılarak yeni pay alma haklarının da kullandırılmadığını, 25.07.1994 tarihinden bu yana olan rüçhan haklarının kullandırılması halinde müvekkillerininin %48,90 hissedar olacaklarını, söz konusu hisselerin tamamı ... adına kayıtlı olup bu hisselerin ... firmasına satışı prosedürü henüz tamamlanmadığından, müvekkillerine ait hisselerin adlarına kayıt ve tescili ile teslim edilememesi gibi bir tehlike bulunduğunu,3-Kâr payının müvekkillerine eksik ödendiğini, dayanak olarak 15.02.2015 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı gerekçe gösterilmiş ise de şirketin kar payı dağıtılmasına ilişkin çok sayıda kararı olduğunu, 1994 yılından 2015 yılına kadar yapılan ödemelerden müvekkilleri uhdesine 47.575.315,30-TL düştüğünü belirterek 27.06.2019 tarihli kararın kaldırılmasını istemiş ve taleplerini yinelemiştir.
GEREKÇE: Talep, mahkeme kararıyla davacılara iadesine karar verilen anonim şirket hisseleri nedeniyle dava tarihinden sonra bedelsiz sermaye artırımı sonucu elde edilebilecek hisseler ile kök paya bağlı rüçhan hakkından kaynaklanan yeni hisseler bulunduğu iddiasıyla, şirket hisseleri üzerine ihtiyati tedbir konulması ve iadesine karar verilen şirket hisselerine ilişkin olarak ödenmesi gereken kâr payları iddiasıyla ihtiyati haciz istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekçelerle taleplerin reddine karar verilmiştir. Somut olayda ihtiyati tedbir isteyen taraf, kesinleşen mahkeme kararı ile karşı taraf ...’ın ....A.Ş. şirketindeki 44.600 adet hissesinin kendilerine ait olduğunun tespiti ile iadesine karar verildiğini, nama yazılı muvakat ilmühaberlerin kendilerine teslim edildiğini, ancak ihtarnameye rağmen önceki dava tarihi olan 06.04.2005 tarihinden ihtarnamenin keşide edildiği 20.05.2019 tarihine kadar olan bedelsiz sermaye artırımlarından doğan hisselerin miktarının da hesaplanarak adlarına şirket pay defterine kayıt ve tescil edilmediğini, oysa İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01.03.2017 tarihli 2015/620 E., 2017/186 K. sayılı kararı ile dava tarihine kadar olan kısmın hesaplanabildiğini, ayrıca kendilerine kök paydan kaynaklanan yeni pay alma haklarının 25.07.1994 tarihinden itibaren kullandırılmadığını ileri sürmüş, karşı taraf ... ise, kesinleşen mahkeme kararı ile talepte bulunan tarafın kök paydan kaynaklı yeni pay(rüçhan) alma haklarının bulunmadığının ve ancak devir sözleşmesinde açıklanan hisseler ile dava tarihi olan 06.04.2015 tarihine kadar bedelsiz sermaye artırımı sonucu elde edilebilecek hisselere tekabül eden 44.600 adet hisseyi müvekkilinden talep edebileceklerinin karara bağlandığını, 06.04.2005 tarihinden sonra bedelsiz sermaye artırımı sonucu elde edilebilecek hisse talebinin haklı olduğu kabul edilse dahi bu durumda da talep edilebilecek hisse senedi adedinin 234.150 adet olduğunu savunmuştur. HMK 389.maddesi uyarıca tüm koşulların mevcut olması halinde ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK 390/3.maddesi uyarınca ise, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Öncelikle karşı tarafça kök paydan kaynaklanan yeni pay alma hakkının İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2015/620 E. sayılı dosyasında tartışma konusu yapıldığı ve reddedildiği ileri sürülmektedir, dosya aslı bulunmadığından ayrıntılı inceleme yapılamamış olmakla birlikte, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2012/9393 E., 2013/716 K. sayılı kararı içeriğinden son bozma kararı öncesi ilk derece mahkemesinin “inançlı işlem yapıldığı ve dolayısıyla Gözde’nin iyiniyetli olmadığı, bu durumda kök paya esas olarak kullanılan rüçhan hakkına bağlı yeni payların da iade edilmesi gerektiği” yönündeki kararının, “inançlı işleme ilişkin delil olmadığı,....davacıların ancak devir sözleşmesinde açıklanan hisseler(9780 adet) hisseler ile dava tarihine kadar bu hisseler nedeniyle bedelsiz sermaye artırımı sonucu elde edilebilecek hisseleri talep edebileceği” gerekçesiyle bozulduğu görülmüştür. O halde bu aşamada alacaklı tarafın bu iddiasında yaklaşık ispat ölçüsünde haklılığını ispat edemediği kabul edilmiştir. Öte yandan önceki dava tarihinden ihtarname tarihine kadar bedelsiz sermaye artırımı sonucu elde edilebilecek hisselere tekabül eden hisse talebinin haklılığı yönünden ise, Yargıtay 11 Hukuk Dairesi’nin anılan bozma ilamında bu talep yönünden her davanın koşulunun açıldığı tarihe göre değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır, ancak bu tutara tekabül eden hisse adedi talep eden tarafça açıklanmamış, karşı tarafça 234.150 adet hisseye tekabül ettiği belirtilmiştir. Karşı tarafça bu sayıdaki hissenin ... firmasına yapılacak satışa konu edilmediği belirtilmiş ise de bu husus belirsizdir, dolayısıyla talep eden tarafın satış halinde zarara uğrama ihtimali dikkate alınarak bu aşamada 234.150 adet hisse yönünden ihtiyati tedbir talebi haklı görülmüştür.İhtiyati haciz talebine gelince; İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı... ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İİK'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca ise ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır. Somut olayda talepte bulunan taraf kendilerine ait hisseye tekabül eden kâr payının eksik ödendiğini ileri sürmüş ve karşı tarafça dayanak yapılan 2015 tarihli karar dışında dağıtıma ilişkin çok sayıda karar olduğunu ileri sürmüş ise de, bu aşamada belirsiz nitelikte olan kâr payı alacağı üzerinden ihtiyati haciz talebi de haklı görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle ihtiyati tedbir-ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, kararın kaldırılarak dava tarihinden ihtarname tarihine kadar bedelsiz sermaye artırımı sonucu elde edilebilecek hisselere tekabül eden hisse talebi yönünden 234.150 adet hisse üzerine ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne, fazla talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,İhtiyati tedbir-haciz isteyen alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/06/2019 Tarihli 2019/474 D.İş.-2019/510 K. sayılı kararının HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Karşı taraf ...’ın ... San. A.Ş.’de adına kayıtlı 234.150 adet hissesi üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde takdiren TEMİNATSIZ olarak İHTİYATİ TEDBİR konulmasına, fazla istemin REDDİNE,HMK 393/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının, verildiği tarihten itibaren bir hafta içinde talep edilmediği takdirde, tedbir kararının kendiliğinden kalkacağının İHTARINA, Kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde, kararın infazının İstanbul Anadolu İcra Müdürlüklerince yerine getirilmesine,Kararın İcra Müdürlüğüne gönderilmesine dair işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,”İhtiyati tedbdir-haciz isteyen alacaklı tarafça yatırılan 44,40- TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,İhtiyati tedbir-haciz isteyen alacaklı tarafça karşılanan toplam 45,90-TL istinaf yargılama giderinin 11,47-TL’sinin karşı taraf ...’dan alınarak alacaklılara ödenmesine, kalanın alacaklılar üzerinde bırakılmasına,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak: "Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca 755- TL vekalet ücretinin karşı taraf ...’dan alınarak alacaklılara ödenmesine, Reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT. uyarınca 755- TL vekalet ücretinin alacaklılardan alınarak karşı taraf ...’a ödenmesine, Alınması gerekli 54,40-TL harçtan peşin yatırılan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 10-TL harcın karşı taraf ...’dan alınarak hazineye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olarak karar verildi. 20/01/2020

Cevapla

“BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARLARI” sayfasına dön